5 Temmuz 2014 Cumartesi

OTURMUŞLAR DÜŞÜNMÜŞLER PASTALARI BOK ŞEKLİ VERMİŞLER



BOKTAN Bİ HAYAT

BOKTAN BİR ÖMÜR

HEYKELİ DİKİLEN BÖCEK BOK BÖCE HEYKELİ


Sibirya’da kış telaşı…
Hakas Cumhuriyeti başkenti Abakan’daki Şarlo Park’ındaki “Bok Böceği” heykeli, turistlerin ilgi alanı…6 ay süren kış için bu kadar besin az bile…

DÜNYANIN EN GÜÇLÜ BÖCEĞİ BOK BÖCEĞİ

İsmine bakmayın o dünyanın en güçlüsü!

Dünyanın en güçlü böceğinin, dışkıyla beslenmesi nedeniyle halk arasında "b..böceği" ya da "gübre böceği" olarak adlandırılan "Onthophagus taurus"un erkek cinsi olduğu bildirildi.

İngiliz ve Avustralyalı bilim adamlarının yaptığı araştırma, bu böceğin ağırlığının 1141 katını çekebildiğini gösterdi. Bu rakam, 70 kilo gelen bir kişinin örneğin 6 adet çift katlı otobüsün toplam ağırlığı olan 80 ton çekmesi anlamına geliyor. Bilim adamları, söz konusu böceklerin dişilerle çiftleşebilmek ve rakip erkeklerle mücadele etmek için "farklı yöntemler izlediğine" de tanık oldu. Dişilerin çiftleşmek için gübrenin altında tüneller kazdığını belirleyen bilim adamları, uzun antenli erkek böceklerin testislerinin küçük, kısa antenlilerinkinin ise büyük olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, uzun antenli erkeklerin tünele giren diğer erkek böceği buradan çıkarmak için antenlerini kullandığını, kısa antenlilerin ise "kavga etmek" yerine daha fazla sperm üreterek yumurtaların döllenme şansını artırdığını gözlemledi. Söz konusu böcek türüyle ilgili araştırmanın sonuçları "Proceedings of the Royal Society B" dergisinde yayımlandı .

BOK BÖCEKLERİ ÜZERİNE ÇEŞİTLEME

BOK BÖCEKLERİ ÜZERİNE ÇEŞİTLEME

  • Topladıkları hayvan dışkıları ile yaşamlarını sürdüren sevimli böcekler. buldukları dışkıları minik toplar haline getirerek arka ayakları ile yuvarlaya yuvarlaya istedikleri yere taşırlar, yuvalarının imalatında kullanırlar. mini mini topçukları yuvarlarken genelde aralarında kavga çıkar, birinin biriktirdiği topları bir diğeri çalabilir, birbirlerini kovalayarak toplarını geri almaya çalışırlar.
  • Hayatlarının çoğu fil peşinde geçen böcekler. bok böcekleri dünyaya gözlerini boktan imal edilmiş bir topun içinde açarlar ve fillerin peşine düşerler. sindirim sistemlerinin zayıflığından dolayı yedikleri besinlerdeki besleyici maddelerin yarısını dışkı yoluyla dışarı atan filler, bu böceklerin en önemli ahçılarıdır. 1.5 kilo fil dışkısı tam 15.000 bok böceğini besleyebilir. taze dışkının üzerine üşüşen böcekler, iki saat gibi kısa bir sürede dışkının içindeki tüm besleyici maddeleri yer veya top yaparak yuvalarına götürürler. kalanını ise gömerek ortada kalmasına engel olurlar.

    top haline getirdikleri dışkı için yeraltında küçük bir oda kazan dişi böcek, larvasını bu topun içine gömer, tam dört ay boyunca bu topun yanında durur ve yosun tutmaması için devamlı hareket ettirir. dünyaya gözlerini bu topun içinde açan yavru böcek ise boku yiyerek büyür, semirir ve ergen bir böcek olarak toprak altından çıkıp ilk gördüğü filin peşine düşer.

    annesinin yaptıklarını o da yapar ve bokun içinde doğup, bok yiyerek yaşayan ve yine bokun içinde ölen böceklerin döngüsü devam eder.

  • Bir biçimde insanlarla benzer yanları olan böcek türüdür.

    bok böceği bulduğu boku yuvarlaya yuvarlaya yuvasına götürürken yol üzerinde ne kadar ot, odun, saman, toprak vs varsa bu bokun üzerine yapışır. gitgide büyüyen kütleye inat bu boku yuvaya kadar iteler ha iteler.

    insan da öyledir. önüne farazi bir bok yığını koyarsınız ve insan onu itelemeye başlar. iteledikçe büyüyen bu kütle, insanın artık altında ezileceği bir hal almasına rağmen insan bunu inatla, fütursuzca itelemeye devam eder.

    işte fark burada başlar: bokböceği o boku yiyeceği için mutludur. oysa ki insan o boku yemekten rahatsız olmasına rağmen o yükün altına girmekten geri durmaz.

    ve sanırsam bok böcekleri bu hususta biz insanlardan üstündürler.


  • Olmasalar boğazımıza kadar boka batardık. bir bok böceği bir seferde hiç zorlanmadan ağırlığının 40 katı bok taşır ki ortalama bir insan evladının 2 buçuk ton taşımasına denk gelir.
  • Gezegenimizin en değerli ekolojik işçilerindendir.yeryüzünden topladığı bokları yer altına taşır.işine yarayanı yer ve lavrasını boktan yaptığı toplar içine koyar.bebek bok böceği bok topçuğunun içinde doğar...
  • Hayvan dışkılarının içinde yaşayan ve belli bir miktarda ki boku yanına alıp yuvarlak yapıp o yuvarlağı yuvarlayarak giden böcek türüdür. yorgun olduğu zaman kim uğraşıcak yapılmışı var deyip koyun boku yuvarlar. en büyük korkuları cıvık boktur yani ishal hayvan boku. yüzme bilmedikleri için bokun içinde boğulurlar.
  • Ciddi ciddi seviyorum ben bu hayvanı. tamam manyaklık sınırlarımı zorluyorum belki ama sizce de çok ilginç bir şey değil mi yani? kabul edin öyle. akranları gibi ukala değildir, nerde bir pislik görse yuvarlar durur. gittiği yere kadar arkasından bakası gelir insanın.
  • Dünyanın en güçlü böceği imiş.
  • 450 binden fazla çeşidi olan bu böcekler, damak tadından dolayı aşağılansa da, kullandıkları özellikler itibarı ile, avatar filmindeki 3d teknolojinin halt ettiği söylenmektedir. 
    Başkaları gibi hazmı zor yiyecekleri öğüteceğiz diye uğraşacaklarına, başkalarının hazmettiğini tercih ediyorlar. 3d görüş sayesinde, avını daha kolay yakalayabiliyor ya da daha iyi kamufle olabiliyor.
  • Radyoaktif ortamda 10 cronenberg gücündedirler. ısırırlarsa bok adam olursunuz. :)

RENGARENK MUHTEŞEM BOK BÖCEKLERİ

ŞU RENKLERE BAKARMISINIZ

1
1
1

MISIRIN KUTSAL BÖCEĞİ (BOK BÖCEĞİ)


Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)

Skarabe, Eski Mısır'daki en yaygın sembollerden biridir. Mısır tradisyonunda farklı bağlamlarda, üç değişik anlamda kullanılmış olan sembolün simgelediği anlamlar şöyle açıklanır:

Ra'nın “khepre” şeklini temsil eden kullanımlarında kozmik evrenin meydana getirilişini simgeler. Bu böceğin üreme biçimi, kendi kendini doğuran, daha doğrusu kendi kendinin nedeni olan yaratıcı güç“Phtha”nın evrendeki kozmik nesneleri şekillendirerek oluşturmasını temsil eder. Burada söz konusu olan güç, yoktan var eden değil, “var edilen”i biçimlendiren bir güçtür. Mısır'ın hiyeroglif yazısında “olmak”, daha doğrusu “verilen biçimi alarak varlık haline dönüşmek” anlamına gelen“hpr” ya da “kheper” fiili ayakları açık bir skarabe ile yazılır. İlah Khepra'nın adı da bu fiilden türemiştir.
Güneş ile birlikte kullanımlarında, Güneş sistemi'nin kendisine yaşam veren, kendisini yöneten Sirius Sistemi ile ilişkisini simgeler. Böceğin yumurtalarını koyduğu ve itme gücüyle yuvarladığı küre, kozmozda bir güçle yuvarlanıp giden bir ateş küresi olan ve tohumlarını Sirius'tan alan Güneş'i simgeler. Sembolün bu anlamdaki kullanımında, sembole genellikle Güneş'i simgeleyen bir diskin eşlik ettiği görülür.




Ölüm ve ölüm-ötesi konularıyla ilgili olarak kullanımında ise reenkarnasyonu simgelemek üzere kullanılırdı. Bununla birlikte Skarabe'nin eski Mısır'da aynı zamanda bir tür muska olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği

Kadim Mısır'ın bu kutsal böceği, günümüz dünyasının bile en geçerli tılsımlarından biridir. Kadim Mısırlılar, onun yaratılış, erkekliğin tartışılmaz gücü, üreme, bilgelik, reenkarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenmeyle özdeşleştirmişlerdir. Bokböceği tılsımı, hemen hemen dört bin yıllık bir faal yaşam süresi gösteren ve dünyadaki tılsımların içinde en uzun bir geçmişe sahip olanıdır. Bugün bokböceği simgeli yüzük, küpe ve broşlar uğur olarak hala kullanılmaktadır.[1]

Skrape ve Amuletler

Amulet, kötülükleri uzaklaştırdığına, uğur getirdiğine, hastalıkları iyileştirdiğine ve özel güçlere sahip olduğuna inanılan , doğal ya da insan eliyle yapılmış nesne; bir tür nazarlık ya da muskaya verilen addır. Üstte taşınabildiği gibi çeşitli yerlerde de saklanabilir. Değerli taşlar, metaller, hayvan dişleri ve pençeleri gibi pek çok nesne amulet olarak kullanılmıştır. Amuletin kökeni Eski Mısır'a dayanır. Mısırlılar kendilerini kötü günlerden, düşmanlardan ve tehlikelerden korumak için SKARABE, engerek başı, sembolik gözler ve KARTUŞ gibi amuletler kullanmıştır. Pek çok uygarlıkta da hematit, yeşim, ametis, lapis, lazuli ve kantaşı gibi taşların kendilerine özgü koruyucu güçleri olduğuna inanılmıştır.Bir inanışa göre mercan, şeytanın evlerdeki kötü etkisini uzaklaştırma gücüne sahiptir. Hıristiyanlıkta encolpia denen amulet , haçlar, aziz kemikleri vb. Dinle ilgili RÖLİK'lerdir. Boyna asılarak taşınanlar periapta, ikiye katlanabilenler pyctacium adını alır.[2]

Scarab

Scarab Beetle [kheper] (English Language)

Dung beetles are beetles that feed partly or exclusively on feces. All of these species belong to the superfamily Scarabaeoidea; most of them to the subfamilies Scarabaeinae and Aphodiinae of the family Scarabaeidae. This beetle can also be referred to as the scarab beetle. As most species of Scarabaeinae feed exclusively on feces, that subfamily is often dubbed true dung beetles. There are dung-feeding beetles which belong to other families, such as the Geotrupidae (the earth-boring dung beetle). The Scarabaeinae alone comprises more than 5,000 species.[1]

Many dung beetles, known as rollers, are noted for rolling dung into spherical balls, which are used as a food source or brooding chambers. Other dung beetles, known as tunnelers, bury the dung wherever they find it. A third group, the dwellers, neither roll nor burrow: they simply live in manure. They are usually attracted by the dung burrowing owls collect.[3]
Appearance: The particular species of beetle represented in the numerous ancient Egyptian amulets and works of art was commonly the large sacred scarab (Scarabaeus sacer). This beetle was famous for his habit of rolling balls of dung along the ground and depositing them in its burrows. The female would lay her eggs in the ball of dung. When they hatched, the larvae would use the ball for food. When the dung was consumed the young beetles would emerge from the hole.

Millions of amulets and stamp seals of stone or faience were fashioned in Egypt depicted the scarab beetle.

Meaning: It seemed to the ancient Egyptians that the young scarab beetles emerged spontaneously from the burrow were they were born. Therefore they were worshipped as"Khepera", which means "he was came forth." This creative aspect of the scarab was associated with the creator god Atum.